22 Haziran 2016 Çarşamba

OSMANGAZİ'NİN DOKTORLARI DA OROSPU ÇOCUĞU ÇIKTI...İŞTE VİCDANSIZ PROFESÖR CEMAL CİNGİ


TAYYİP VE ÇETESİ, KİRLİ İŞLERİNİ ÖRTBAS ETMEK İÇİN BU SİTEYİ TÜRKİYE'DE ENGELLETMİŞLERDİR...

TÜRK MİLLETİNİN BİLGİ ALMASI VE İLETİŞİMİ ENGELLENMEKTEDİR...




AKP’NİN DOKTORLARI DA OROSPU ÇOCUĞU ÇIKTI

BİR DOKTOR MENFAATLERİ İÇİN HASTASINA ANCAK BU KADAR ZARAR VEREBİLİR.

İŞTE PROFESÖR DOKTOR CEMAL CİNGİ…
OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NİN KULAK BURUN BOĞAZ PROFESÖRÜ…

İNSAN SAĞLIĞINI ÇALARAK SERVET YAPAN BİR OROSPU ÇOCUĞU…

LÜTFEN BU YAZIYI SONUNA KADAR OKUYUN VE PAYLAŞIN…
PAYLAŞIN Kİ MAKAMLARINDA GÖT BÜYÜTEN SAVCILARIN GÖZÜNE SOKUN…

KONU 1).

Hipokrat yemininde der ki:
“Hastalarımın iyiliği için tedaviler önereceğim ve asla kimseye zarar vermeyeceğim.”

Fakat şimdi anlatacağımız profesör, Hipokrat yeminini götünden okumuş…
Tam 470 hastasını kasıtlı olarak sağır etmiş…
Vallahi billahi aynen böyle…

Eskişehir’de Osmangazi Üniversitesi’ne gidip, Cemal Cingi isimli profesöre muayene olan ve işitme kulaklığına mahkum olan her kimse Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurup suç duyurusunda bulunmalıdır.

Anlaştığı kulaklık firmalarıyla ortak kulaklık satan prof. ünvanlı bu şerefsiz, kulağından rahatsız olan tam 470 hastasını, bilerek ve isteyerek sağır etti.

470 hastasını işitme kulaklığına mahkum etti..

Bu hastalar SGK’lı olduğu için kulaklıkların bedelleri devletten tahsil edildi.

Cemal Cingi ve ortağı kulaklık firmaları, tam 940 bin TL’yi devletten tokatladılar.

Oysa her biri için 2 bin TL devletten gasp ettikleri işitme kulaklıklarının bedeli 100 TL idi.

TOPLAM KIRK BİN LİRALIK KULAKLIĞI DEVLETE 940 BİN LİRAYA SATTILAR

Aşşağılık şerefsiz…
…….


KONU 2).

Profesörümüz Cemal, 200’den fazla şahıs için rüşvet karşılığında sahte raporlar düzenlemiş.

Sağlam insanları yüzde 70 sağır göstererek emekli ettirmiş.
Her birinden 5’er bin TL rüşvet almış.

Piç Cemal sayesinde şu anda en az 200 kişi devletten emekli maaşı alıyor.
Bu sahte emeklilere devlet tarafından ne kadar maaş ödenmiş?

Devletin yetkilileri, özellikle SGK bu sahtekarlığın peşinde düşer mi, bilemem.
Fakat Piç Cemal’in bu işten geliri 1 milyon TL olmuş. (Eski paramızla 1 trilyon)


KONU 3).

Binden fazla sağlam vatandaşımız engelli olmadıkları halde, rüşvet karşılığında Cemal Cingi’den engelli raporu almış ve devlet dairelerinde işe girmiştir.

Kesin bilgiye ulaşamadım fakat ihbarcıların söylediklerine göre bu sayı binden fazla…

Karşılığında 5-10 bin TL arasında rüşvet almış…

Savcıların bu bilgiyi ihbar kabul etmesi ve araştırması gerekir.

Çünkü binlerce üniversite mezunu işsiz sokaklarda gezerken, binlercesi atama beklerken…

Binlerce şahıs sağlam oldukları halde engelli kadrolarına atanmış.

Rüşvet karşılığında ve sahtecilikle memur olanlara sadece küfretmek istiyorum.


KONU 4).

Hastalarının sağlığını çalarak servet yapan Piç Cemal’in dört bankada 3 milyon lirası, 700 bin doları ve 280 bin Eurosu var.

Eskişehir’in emlak zenginleri arasında ikinci sırada…

Sayısını tespit edemediğim kadar çok dairesi, dükkanı ve arsaları var.

Piç Cemal doçenlik ve profesörlük maaşlarını 50 yıl boyunca uç uca eklese, bu serveti yapamaz.

Devleti tokatlayan şerefsizin tüm mal varlığına tedbir konup araştırması gereken savcılar, inanıyorum ki kıllarını dahi kıpırdatmayacaklar, göt büyütmeye devam edecekler.

Çünkü Profesörümüz Cemal hazretleri her ne kadar eşcinsel olsa da, AKP’nin korumasında…

AKP’li rektör rüşvet yiyici Hasan Gönen’in kanatları altında…

Al Cemal’i, vur Hasan’a… Her ikisi de aynı bok…


KONU 5).

Profesörümüz Piç Cemal’in amcasının oğlu Profesör Emre Cingi de aynı işleri yapardı.

Yine Osmangazi Üniversitesi içinde en az 5 bin kişiden rüşvet yedi.
Hastalarını kasıtlı sağır etti, bol bol kulaklık sattı…

Devleti tokatladıkça tokatladı…

Eskişehir’in bir numara emlak zenginiydi…
Ev, arsa ve dairelerinin sayısını kendisi de bilmiyordu.

Oğlu Mithat’ın kurşunlarıyla geberdi gitti…
Şimdi öbür dünyada hesap veriyor.

Hayatta kalan diğer oğlu Nejat ise şu anda devletten tokatlanan trilyonların içinde zevk-ü sefa sürüyor.

Ne diyeyim?

Çalanın da… Çaldıranın da ta anasını avradını si…

Elimden başka bir şey gelmiyor.

Yine çok küfür ettim galiba... Özür dilerim.

Fakat insan biraz düşünüyor:
Osmangazi Üniversitesi'nde öğretim görevlisi bir profesör öğrencilerine, "devleti tokatlamanın yolları" isminde bir ders veriyor muydu?

Varsa yürekli bir öğrencisi, buyursun bu sayfada aldığı dersleri anlatsın...

Saygılar olsun…

Kenan Akkuş (esrehber)

NOT: Devletin kaç adet savcısı bu yazımı okuyacak, kaç adeti göt büyütmeye devam edecek, merak içindeyim.



ESKİŞEHİR CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA
SUÇ DUYURUSUDUR
GEREKLİ İŞLEMİ YAPMAYAN MAKAM SAHİBİ 
OROSPU ÇOCUĞUDUR...




AKP'LİLER BİLE BENDEN YARDIM İSTİYOR...

ÜLKE ÇÖKTÜ ARKADAŞLAR...
TAYYİP'İN DE ANASINI AVRADINI...
REKTÖRÜN DE ANASINI AVRADINI...

Kenan Akkuş (esrehber)

OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ'NİN KORNEA HIRSIZI DOKTORLARINI DEŞİFRE EDİYORUZ

TAYYİP VE ÇETESİ, KİRLİ İŞLERİNİ ÖRTBAS ETMEK İÇİN BU SİTEYİ TÜRKİYE'DE ENGELLETMİŞLERDİR...

TÜRK MİLLETİNİN BİLGİ ALMASI VE İLETİŞİMİ ENGELLENMEKTEDİR...


KORNEA HIRSIZI ŞEREFSİZLERİ DEŞİFRE EDİYORUZ


REKTÖR HASAN GÖNEN DE BU HIRSIZLIĞIN İÇİNDE


Profesör Doktor Nilgün Yıldırım ve Doçent Doktor Afsun Şahin’e  milyonlarca dolar kazandıran kornea hırsızlığını  ve Rektör Hasan Gönen’in şerefsizliğini kamuoyuna sunuyoruz:


OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NİN SKANDALLARI BİTMİYOR

Gözlerinden rahatsız bir hasta, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi  Göz bölümüne muayeneye gider.

Bir numaralı odada birkaç asistan doktor tarafından gözü incelenir, bir ay sonra tekrar gelmesi istenir.

Hastamız bir ay sonra hastaneye gider,  kapısında “Glokom” yazan odada bir asistan doktor tarafından hastanın  gözü makinede uzun süre incelenir.

İnceleyen asistan doktorun adı:  Ömür Can Özdemir’dir.

Doktor aynen şu sözleri söyler:

“-Retinada lekeler var. Temizlenip gözünüze kornea nakli yapılması gerekiyor.”

Hasta:
“-Yani ameliyat mı diyorsunuz?”

Ömür Can Özdemir isimli doktor cevap verir:

“-Gözünüze kornea nakli yapılması gerekiyor.  Bunu yapabilecek iki doktorumuz var fakat Hastanemize ne zaman gelecekleri belli değil. Muayenehanelerine giderseniz  sağlığınıza kavuşursunuz.”

Hasta:
“-Nasıl yani? Özel muayenehanelerine gidip orada mı gözüme kornea nakli olacak?”

Doktor:

“-Evet,  kornea nakli hastanemizde yapılamıyor. Bu iki doktor size yardımcı olacaktır."

Hasta:

“-Ben Emekli Sandığı emeklisiyim. Özel muayenehanelerine gidersem benden ücret isteyecekler.”

Doktor:
“-Elbette isteyecekler, dediğim gibi hastanemizde kornea nakli yapacak doktor yok.”

Hasta:

“-Ne kadar para isterler?”

Doktor:

“-Onu ben bilemem, muayenehanelerine gider konuşursunuz.”

Asistan Doktor Ömür Can Özdemir,  “GÖZ HASTALIKLARI ANA BİLİM DALI  GÖZ BÖLÜMÜ RANDEVU FORMU” yazan kağıdın arkasına iki doktorun ismini yazar:

Prof. Dr. Nilgün Yıldırım
Doç. Dr. Afsun Şahin

(Asistan Doktor Ömür Can Özdemir’in hastaya verdiği kağıt aşağıda)

ÖN YÜZÜ

ARKA YÜZÜ







OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ HASAN GÖNEN’E SORUYORUM:

SORU 1:
Üniversite’nizin doktoru Nilgün Yıldırım ve Afsun Şahin,  kendi muayenehanelerinde naklettikleri korneaları nereden temin ediyorlar?
Eskişehir mezarlığından mı?

SORU 2:
Asistan Doktor Ömür Can Özdemir’in söylediğine göre, hastanenizde kornea nakli yapılmıyorsa, Tıp Fakültesi Hastanesi morgunda, ailelerinin izni alınmadan binlerce ölüden gizlice alınan binlerce korneaya ne oldu?

SORU 3:
Asistan Doktor Ömür Can Özdemir’in söylediği gibi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde,  Nilgün Yıldırım ve Afsun Şahin isimli iki doktorun dışında kornea nakli yapabilecek yetenekte başka doktorunuz yok mu?

Prof. Dr.  Ahmet Özer… (Başkan)
Prof. Dr. Hikmet Başmak
Prof. Dr. Nazmiye Erol…
Bu profesörler, kornea nakil işlemini yapmayı bilmiyorlar mı?

SORU 4:
Asistan Doktor Ömür Can Özdemir’in söylediği gibi, Nilgün Yıldırım ve Afsun Şahin isimli iki doktor, Hastanenize gelme fırsatı bulamıyorlarsa, hastanenizin kadrosunda ne işleri var?

OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ HASAN GÖNEN…
SENİN ANANI ULU ORTA SİKMEMİ İSTEMİYORSAN BU SORULARIMA CEVAP VER…

HEM BANA, HEM KAMUOYUNA ANLAT..

YOKSA SENİN MEZARDAKİ ANANI HER GÜN SİKECEĞİM…
OROSPUNUN ÇOCUĞU…


Kenan Akkuş (esrehber)
https://www.facebook.com/kenan.akkus.eskisehir

e-mail:  eskrehber@gmail.com



Facebook, vatan haini katil Tayyip'in şikayeti üzerine 17.05.2016 tarihi itibariyle 30 gün paylaşım yapmamı engelledi.

Bana ulaşmak isteyenler e-mail adresime mesaj yazabilirler:

eskrehber@gmail.com
Kenan Akkuş


OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ'NDE ORGAN MAFYASI


ESKİŞEHİR’DE GÖREVLİ POLİS MEMURLARININ DİKKATİNE


On dört ay önce, Osmangazi Üniversitesi Hastanesinde, bir polis memurunun kardeşi vefat ediyor.

Polis memuru, hastane morguna kaldırılan kardeşinin cesedini görmek için gecenin bir yarısı hastaneye gidiyor.

Morgun kapısından girdiğinde bir de ne görsün…

Kardeşinin cesedi başında birkaç kişi, gözlerine dikiş atıyor…

Kardeşinin gözlerinin ya da kornealarının çalındığını anlıyor.

Morgda, organ hırsızı doktora ve yanındakilere saldırıyor.

Araya giren güvenlik görevlileri polisi sakinleştiriyor.

Ölülerden kornea çalınmasının yasal olduğu söyleniyor.

Hastane Müdürü Mesut Sarıbardak devreye giriyor, polisi ikna ediyor ve olayları kapatıyor…

Bu olayla hiçbir ilgisi olmayan bir hastabakıcının üzerine atılıyor, hastabakıcının işine son veriliyor. (İsmi bende saklı bu şahısı da arıyorum)

Araştırdığımda bu olayın ilk ve son olmadığı, binlerce ölüden organ çalındığı bilgisine ulaştım.

Çalınan sadece kornealar değil.

Aklınıza gelebilecek her organ çalınmış ve hepsi de yasadışı yapılmış…

Özellikle genç ve organları sağlıklı ölüler seçilmiş…

Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapan çok sayıda cerrah, işte bu yasadışı yapılan soyguna katılmış…

Çok sayıda bilgiye ulaştım fakat ispat edemiyorum.

Olaylara şahit olan hastane personelinin gizli tanıklığını bekliyorum.

Personelden bir kaçına ulaştım fakat işten atılma korkularından teklifime yanaşmadı.

Bu olayları ortaya çıkarabilmek ve bundan sonra aynı olayların yaşanmasını önleyebilmek için, birilerinin cesaretli olmasını bekliyorum.

MORGDA KARDEŞİNİN KORNEASI ÇALINAN POLİSİ ARIYORUM

Eğer bu polise ulaşabilirsem, gerisi gelir…

Organ mafyasına karışmış pislik herifleri ortaya çıkarmak için bana destek verin.

Organ mafyası üyeleri cerrahlara göz yuman ve hatta organ hırsızlığına ön ayak olan, bu işlerden nemalanan Müdür Mesut Sarıbardak’ın derhal tutuklanması gerekiyor.

Olayları Rektör Hasan Gönen ve yardımcıları biliyor fakat örtbas ediyor.

Kamuoyuna hatırlatıyorum:

Benim amacım birilerini karalamak ya da iftira atmak değildir.

Bu hastanede vefat eden hastaların ailelerinden izin alınmadan organlarının çalınmasını önlemek istiyorum.

Çünkü doktorlar ve hastane personeli, bu yasadışı işten fahiş miktarda para kazanıyorlar.

Yukarıda anlattığım polis memuruna ulaşabilirsem, doğruları anlattığım ortaya çıkacaktır.

Kamuoyuna duyururum…


Kenan Akkuş (esrehber)
e-mail: eskrehber@gmail.com


https://www.facebook.com/kenan.akkus.eskisehir



AKP'LİLER BİLE BENDEN YARDIM İSTİYOR...

ÜLKE ÇÖKTÜ ARKADAŞLAR...
TAYYİP'İN DE ANASINI AVRADINI...
REKTÖRÜN DE ANASINI AVRADINI...

Kenan Akkuş (esrehber)

22 Nisan 2016 Cuma

OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ'NİN SAPIKLARI

TAYYİP VE ÇETESİ, KİRLİ İŞLERİNİ ÖRTBAS ETMEK İÇİN BU SİTEYİ TÜRKİYE'DE ENGELLETMİŞLERDİR...


TÜRK MİLLETİNİN BİLGİ ALMASI VE İLETİŞİMİ ENGELLENMEKTEDİR...



OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NİN ÜNLÜ SAPIKLARI -2

(Osmangazi Üniversitesi personeliyle muhabbete devam ediyoruz)

BUGÜNKÜ KONUMUZ SAPIK MESUT BAŞKUT

Kenan: Bana Üniversite’nin ünlü sapıklarını anlatır mısınız?

M.F. : “Tamam, hepsini tek tek anlatayım. Fakat ben “Gecelerin sapığı” lakaplı iki numaralı sapıktan başlayacağım. Bir numaralı “Kral” lakaplı sapığı en sona bırakacağım, çünkü çok özel.”

Kenan: Tamam, nereden isterseniz oradan başlayın. Fakat lakaplar değil, bana isimler lazım. Kimliğini açıkça deşifre etmeliyim ki, ders olsun. Belki utanırlar.

M.F.: “Tamam. Güvenlik görevlilerinin başında bir çete var. Öyle bir çete ki, yaptıkları iş güvenlik görevlilerini ezmek, köle muamele yapmak, beğenmediklerine iftiralar atarak işten kovdurmak… Sadece bunlarla kalsalar yine iyi. Bu çetenin daha korkunç bir yüzü var ki, bunlar beş kişilik bir çete. İsimleri: Cengiz Mert, Mesut Başkut, Hakan Atik, Suat Ajder, Murat Yılmaz…”

Kenan: Nasıl yani? Güvenlikçi dediğin Üniversite içinde güvenliği sağlar. Çete demekle neyi kastediyorsun?

M.F.: “Şimdi anlattığım zaman bunların güvenlikçi mi, yoksa suç şebekesi mi olduğunu daha iyi anlarsınız. Çıkar amaçlı suç örgütünden yargılansalar kesin hapse girer hepsi.”

Kenan: Gerçekten suç şebekesi mi kurdular?.

M.F.: “Hem de ne şebeke… Üniversitenin hırsızları bunlar. Hırsızlık, yolsuzluk, soygun, geceleri kadınlarla alem…”

Kenan: Ne diyorsunuz? İnanayım mı anlattıklarınıza?

M.F.:” Vallahi böyle. Gözlerimle görmesem ben de inanmazdım. Cengiz Mert, Mesut Başkut, Hakan Atik, Suat Ajder, Murat Yılmaz… Üniversite’nin çetesi…”

Kenan: Konuya Üniversite’nin sapıklarından girdik, siz bana hırsızları anlatıyorsunuz.

M.F.: “ Bu çetenin içindeki gecelerin sapığı Mesut Başkut’tan söz edeceğim size…”

Kenan: Tamam, bana sapıklar lazım. Hırsızları sonra konuşalım.

M.F. : “Mesut Başkut, güvenlikçilerin başında geceleri grup amirliği yapıyordu. Gürkan isimli güvenlik görevlisinin, Mesut’u dövdüğünü gördüm. Elindeki telsizi sapık Mesut’un kafasında parçaladı. Aralarındaki kavga konusunu bilmiyorum ama, Gürkan isimli şahıs haksızlığa boyun eğmeyen, dürüst, yürekli biriydi. Kolay kolay amirine saldırıp onu darp edecek tipte biri değildi. Kadın kız meselesi olabilir. Bilmiyorum.”

Kenan: Mesut Başkut’un ne sapıklığına şahit oldunuz?

M.F.: “Görev yaptığı Üniversite içinde mesai saatlerinde gördüğü güzel kadınların telefon numaralarını almak için her hokkabazlığı yapar ve mutlaka alır. Kaçan kurtulamaz. Öyle arsızın biridir. Çok kere şahit oldum.”

Kenan: Telefon numaralarıyla ne yapıyor?

M.F.: “Bir erkek bir kadından telefonunu neden ister? Koleksiyon yapıyordur her halde. Ben olanı anlatayım, siz Mesut Başkut’a sorun, telefon numaralarını neden aldığını size belki anlatır.”

Kenan: Tamam, sonra?

M.F.: “Kadınları kameralardan izleme hastalığı var bu adamda. Kadınların özel ayrıntılarına zoom yapar. Göğüslerine, kalçalarına… Kadınların giyinme odalarına kameralar yerleştirir. Dışarıdan gelip soyunma odalarındaki dansçı kızları röntgenler. Gerçek sapık. Hem de en önde giden pislik cinsinden. Beğendiği bir kadına dek gelsin, peşini asla bırakmaz. O kadını elde edinceye kadar uğraşır.”

Kenan: Karısı var mı Mesut’un?

M.F. “Bebek gibi bir karısı ve üç kızı var. Fakat sapıklıklarını bilmeyen sadece bu dört kişi…

Kenan: Kimler biliyor? Üniversite çalışanları biliyor mu?

M.F. “Elbette biliyor. Diyorum ya, bilmeyen sadece karısı ve üç kızı…”

Kenan: Eğer ben deşifre edersem karısı ve kızları da öğrenecek…

M:F.: Bence onlar da bilmeli. Karısını sürekli aldatan, geceleri iş yerinde kadınlarla alem yapan kocayı hangi kadın kabullenir? Şu tuhaflığa bakın ki, karısından korkan bir geri zekalı, korktuğu karısını sürekli aldatıyor…”

Kenan: Mesut Başkut, karısından mı korkuyor?

M.F.: “Evet, karısı pisliklerini duyacak diye ödü bokuna karışıyor ama yapıyor. Yani bu adam tedavi edilmesi gereken bir hasta… Rektör Hasan Gönen’in Mesut’u tedavi ettirmesi gerekiyor. Gerçekten Üniversite adına vahim olaylar yaşanıyor ve Rektör bu işleri görmek istemiyor.”

Kenan: Rektör biliyor mu?

M.F. : “Evet biliyor. Diyorum ya bilmeyen sadece karısı ve üç kızı… Rektör biliyor ve göz yumuyor. Rektörün göz yumduğu kirli işler sadece bu değil ki… Rektörümüz Hasan Gönen, Allah’lık Ali bey… Üniversite umurunda bile değil…”

Kenan: Bu anlattıklarınızı yazmalı mıyım? Yoksa önce Rektöre anlatsam bir işe yarar mı?

M.F. “Bence deşifre edin. Zaten deşifre edin diye anlatıyorum. Karısı ve kızları bilsin. Bu sapığın aklı başına gelir, belki doğru yolu bulur. Belki de karısı onu tedavi ettirir. Gerçekten hasta bu adam.”

Kenan: Yazdıklarımı Üniversite içindekiler kesin okuyor. Fakat Mesut’un eşine ve kızlarına nasıl ulaşılır?

M.F.: “Karısı bankadan emekli. Fakat Üniversite içinden birileri bu haberi kesin uçururlar. Yaptığınız haberlerden sonra Üniversite’nin içi dedikodu yumağı oldu. Murat Yılmaz’ın karısı Rektörlük’te çaycı. Ayaklı gazetedir. Bu haberi aldığı anda Mesut Başkut’un karısına yetiştirir. Başkasına gerek yok. Bu kadın Üniversite içinde kapı dinler, çiçek sular gibi yapıp gizli bilgiler elde eder. Sonra da etrafa yayar. Müthiş biri… Bu haber kulağına gitsin, yeter… Üniversite değil, Eskişehir duyar…”

Kenan: Üçüncü sıradaki sapık kim?

M.F.: “Çayları tazeleyeyim, çene çalmaktan soğumuşlar…”

Kenan: Tamam, sapıkları deşifreye devam…

Kenan Akkuş (esrehber)

NOT 1). Okuduklarınız, flaş belleğe kaydedilmiş ses kaydının kağıtlara dökümüdür.

Not 2). Osmangazi Üniversitesi’nin AKP’li Rektörü Hasan Gönen, Danıştay Müfettişlerini incelemeleri için Üniversite’ye davet edinceye kadar, Üniversite içindeki her tülü kirli işi kamuoyuna deşifreye devam edeceğim… Rüşvetçi Rektör AKP’li Hasan Gönen’e lütfen iletiniz…




REKTÖR HASAN GÖNEN DE BU HIRSIZLIĞIN İÇİNDE

Profesör Doktor Nilgün Yıldırım ve Doçent Doktor Afsun Şahin’e  milyonlarca dolar kazandıran kornea hırsızlığını  ve Rektör Hasan Gönen’in şerefsizliğini ayrıntılarla yakında anlatacağız.

Pazartesi gününü  bekleyin…


Kenan Akkuş (esrehber)





AKP'LİLER BİLE BENDEN YARDIM İSTİYOR...

ÜLKE ÇÖKTÜ ARKADAŞLAR...
TAYYİP'İN DE ANASINI AVRADINI...
REKTÖRÜN DE ANASINI AVRADINI...

Kenan Akkuş (esrehber)






OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ'NİN REZİL KEPAZE EDİLMESİ GEREKEN BİR YÖNETİCİSİ DAHA:

CENGİZ MERT

Gelen ihbarlardan sonra seni hiç sevmedim Cengiz oğlan....
Ayağını denk al....
Hakan Atik, Mesut Başkut, Suat Ajder ve Murat Yılmaz...
Suç şebekesi... Mafya...
Hırsızlık, yolsuzluk, darp, gasp...
Bunlara fuhuşu da ilave edeyim mi?

Tehdit kitabımda yazmaz... Ben uyarırım...

Şerefsiz Rektörünüz sayesinde sizleri deşifre ediyorum.
Oysa deşifre edilmesi gereken tek namussuz Rektörünüz Hasan Gönen...
Ilgaz mafyasıyla karanlık işler çevirmeseydi, sizlerin fotoğrafları bu sayfalarda yer almayacaktı...
Bence rüşvetçi Rektörünüze ana avrat küfretmelisiniz...

Kenan Akkuş (esrehber)








OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NİN RÜŞVETÇİ REKTÖRÜ BAKIN NE YAPIYOR?
ÜNLÜ RÜŞVETÇİMİZDEN BİR HİZMET DAHA

Ilgaz mafyasıyla kirli işlerine devam eden Rüşvetçi Rektör Hasan Gönen, ihbarlarımızdan hemen sonra 7 katlı harabe oteli yıkarak delilleri yok etti…
Yerine stadyuma benzer bir şeyler yaptığı görülüyor.
Yine Ilgaz mafyası… 
Yine yeni bir soygun…
Yine rüşvet…
Allah belanı versin şerefsiz köpek…
Sen akıllanmayacaksın…
Sana prof ünvanını veren şerefsizleri si….
Rektör seçimleri yakında…
Seni seçenin anasını si…
Onaylayan hırsızın da…
Devlet deniz...
Yiyin yiyebildiğinizi...
Şerefsizler…

Kenan Akkuş (esrehber)












OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDE SOYGUNCU ÇETESİ

Bu bir suç duyurusudur:

ÇIKAR AMAÇLI ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ KURAN  ÇETE ÜYELERİ:

Rektör Hasan Gönen
Sekreter Ali Urazel
Müdür Ekrem Budak
Müdür Eyüp Yüksel
Müdür Mesut Sarbardak
Müdür Ufuk Şener
Fikret Kalaçay
Prof Cemal Cingi

Ve daha kimler kimler…


BU SOYGUNCULARIN EMRİNDE  ONLARCA ÇETE ÜYESİ

DEVLETİN SAVCISI SALİH GÜNDEŞ RÜŞVETİ YİYEREK İŞTE BU NAMUSSUZLARIN KİRLİ İŞLERİNİ ÖRTBAS ETTİ…
YOLSUZLUK BELGELERİ YOK EDİLDİ…

ÇÜNKÜ REKTÖR AK PARTİ’Lİ…

EMİR BÜYÜK YERDEN…

HIRSIZ TAYYİP’TEN…

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Adalet Bakanlığı’na yazdığım dilekçeler yırtılıyor…

Kamuoyuna suç duyurusunda bulunuyorum…


Kenan Akkuş (esrehber)






CUMHURBAŞKANI TAYYİP'TEN...





PİSLİK DOLU MEMLEKETİMDEN PİSLİK BİR SAHNE DAHA

OSMANLI TORUNLARI VALİLERİN KANATLARI ALTINDA:


ALİ İSMAİL KORKMAZ CİNAYETİDE TAYYİP DE  ROL ALMIŞ

Osmangazi Üniversitesi’nin Bilgi İşlem Merkezi’nde Başkanlık yapan  Serkan Uğurluoğlu’nun  hard diskten olay görüntülerini silmesi olayında Cumhurbaşkanı Tayyip’in  devrede olduğu ortaya çıktı.

İstihbarat servisimizin ortaya çıkardığı menfur olayda Ali İsmail Korkmaz’ı döverek katleden polisleri kurtarmak için  Tayyip devreye girdi.

Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna’yı telefonla arayarak gereğinin yapılmasını(!) emretti.

Vali Tuna hemen Osmangazi Üniversitesi Rektörü AKP’li Hasan Gönen’i bizzat ziyaret ederek  Başbakan  Tayyip’in emirlerini iletti.  Hard diskteki görüntülerin silinmesi için Başbakan Tayipten emir aldığını,  bilirkişi olan Osmangazi Üniversitesi  görevlisi  Serkan Uğurluoğlu’nun  hard diski çalışamaz hale getirmesini istedi.

Eskişehir Valisi’nden emri alan  Rektör Hasan Gönen, emrinde görev yapana Serkan Uğurluoğlu’nu makamına çağırarak, Başbakan Tayyip’ten gelen emri iletti.

Çevresinde dürüstlüğüyle bilinen Serkan Uğurluğlu önce tepki gösterdi. Fakat emir büyük yerdendi. Görevli olduğu başkanlık makamından atılmamak için emri yerine getirmeyi kabul etti…

Eskişehir Eski Belediye Başkan adayı Rektör Hasan Gönen’in azmettirmesiyle  hard disk çalışamaz hale getirildi.

Fakat Eskişehir Jandarma Komutanlığında Görevli Bilişim Uzmanı Astsubaylar şüphelenerek imha edilen hard diski incelemeye aldı.

Kullanılamayacak hale getirilen hard diski çalıştırmayı başardıkları gibi, disk üzerinden silinen görüntüleri geri getirmeyi de başardılar.

Tayyip’ten başlayıp valiyle devam eden ve AKP’li Rektör Hasan Gönen’le süren  azmettirme olayı ortaya çıkınca,  Serkan Uğurluoğlu hakkında dava açıldı.

AKP’li rektör Hasan Gönen, Serkan Uğurluoğlu’na  polise ve savcıya  vereceği ifadelerde “suçunu inkar etmesini”,  Başbakan Tayyip tarafından hakimin “ayarlanacağını” ve beraat edeceğini söyledi.

Bunun üzerine Serkan Uğurluoğlu, verdiği ifadelerde suçunu inkar ederek hard diske format çekmediğini, diske hasar vermediğini anlattı.

26 Şubat 2015  Salı günü hakim karşısına çıkacak Serkan  Uğurluoğlu’nun beraat edeceği  biliniyor.

Vatan Hainleri İstihbarat Servisi


SON DAKİKA:   Davanın bir sonraki duruşması 18 Haziran 2015 tarihine ertelendi. 

Serkan Uğurluoğlu'na mesaj:  Kendi kendini otomatik formatlayan hard disk görmedim.  Sen görmüşsün. Bilişim uzmanları mahkemede verdiğin savunmaları okuyup kıçıyla gülüyor. Baravo benim salak  kardeşim. devam et.... Sen ancak kendin ve kendin gibi salakları kandırırsın. 18 Haziran'da beraat edeceksin üzülme... Emir en büyük yerden... Hizbullahçı Hırsız Tayyip'ten... Hakim ayarlandı... 

SÜREKLİ RÜŞVET YİYEN FACEBOOK YÖNETİMİNİN HESAPLARIMIZI  KAPATMASI NEDENİYLE BUNDAN SONRA FACEBOOK'TA PAYLAŞIM YAPMAYACAĞIZ...

BUNDAN SONRA TEK HESABIMIZ BUDUR: